<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rdf:RDF xmlns="http://purl.org/rss/1.0/" xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
<channel rdf:about="http://dspace.kocaeli.edu.tr:8080/xmlui/handle/11493/6">
<title>Fen Bilimleri Enstitüsü</title>
<link>http://dspace.kocaeli.edu.tr:8080/xmlui/handle/11493/6</link>
<description/>
<items>
<rdf:Seq>
<rdf:li rdf:resource="http://dspace.kocaeli.edu.tr:8080/xmlui/handle/11493/19432"/>
<rdf:li rdf:resource="http://dspace.kocaeli.edu.tr:8080/xmlui/handle/11493/18940"/>
<rdf:li rdf:resource="http://dspace.kocaeli.edu.tr:8080/xmlui/handle/11493/18186"/>
<rdf:li rdf:resource="http://dspace.kocaeli.edu.tr:8080/xmlui/handle/11493/18172"/>
</rdf:Seq>
</items>
<dc:date>2026-04-05T19:11:32Z</dc:date>
</channel>
<item rdf:about="http://dspace.kocaeli.edu.tr:8080/xmlui/handle/11493/19432">
<title>Türkiye'de fen eğitimi alanında bağlam (Yaşam) temelli yaklaşım ile ilgili yapılmış lisansüstü tez ve makalelerin içerik analizi</title>
<link>http://dspace.kocaeli.edu.tr:8080/xmlui/handle/11493/19432</link>
<description>Türkiye'de fen eğitimi alanında bağlam (Yaşam) temelli yaklaşım ile ilgili yapılmış lisansüstü tez ve makalelerin içerik analizi
Kaya, Volkan
Bu çalışmada, 2008-2021 yılları arasında Türkiye'de fen eğitimi alanında Bağlam Temelli Yaklaşım (BTY) üzerine yapılmış ve 50 farklı akademik dergide yayınlanmış 89 makale ile Yükseköğretim Tez Merkezi'nde tespit edilen 47 yüksek lisans, 36 doktora tezi doküman incelemesi yöntemi kullanılarak incelenip alandaki eksiklerin ve yönelimlerin tespit edilerek BTY konusundaki genel çerçevenin belirlenmesi amaçlanmıştır. Fen eğitimi üzerine daha önce yapılmış içerik analizi çalışmalarında oluşturulan temalar ve kategoriler dikkate alınarak araştırmacı tarafından geliştirilen "Fen Eğitimi Makale/Tez Sınıflama Formu" kullanılarak içerik analiziyle bu çalışmanın örneklemini oluşturan 172 çalışma incelenmiştir. Verilerin analizinde MS-Excel ve Maxqda programları kullanılmış ve elde edilen bulgular frekans, yüzde, grafik ve tablolarla sunulmuştur. &#13;
Araştırmadan elde edilen bulgulara göre fen eğitiminde BTY konusundaki çalışmalar daha çok; 2019 ve 2020 yıllarında, ortaokul düzeyinde, örneklem büyüklüğünün 31-100 arasında olduğu, bölge olarak Karadeniz bölgesinde, il olarak Ankara ve Trabzon'da; fizikte "Elektrik", kimyada "Maddenin Tanecikli Doğası", biyolojide "Vücudumuzda Sistemler" konularında; konu alanı olarak "Öğretim" alanında olduğu görülmüştür. Araştırma yöntemi olarak en fazla nicel yöntemlerden yarı deneysel yöntem, veri toplama aracı olarak başarı testleri, veri analiz yöntemi olarak t-testi kullanılmıştır. &#13;
BTY'nin sıklıkla "REACT modeliyle" beraber uygulandığı ve "Geleneksel yöntemlerle" karşılaştırıldığı, nicel deneysel çalışmalarda BTY'nin; diğer yöntemlere göre daha etkili olduğu; başarıya, bilginin kalıcılığına; tutum ve motivasyon gibi duyuşsal faktörlere; bilimsel süreç, günlük yaşamla ilişkilendirme, problem çözme, fen okuryazarlık gibi becerilere olumlu etki yaptığı; öğrencilere göre eğlenceli, ilgi çekici, kalıcı öğrenme sağlama gibi olumlu sonuçları olduğu gibi; etkinliklerin zaman alıcı olması gibi olumsuz sonuçlarının da olduğu görülmüştür.&#13;
Fen eğitiminde BTY üzerine çalışacak araştırmacıların faydalanması için, kaynakça analizi yapılmış ve bu alanda en fazla atıf alan yayınlarla atıf yapılan yazarlar tespit edilmiştir. Çalışmada elde edilen bulgular ve sonuçlara dayanarak BTY konusunda yeni araştırma yapacak araştırmacılara çeşitli önerilerde bulunulmuştur.; In this study, 89 articles on Context-Based Approach (CTY) in science education in Turkey and published in 50 different academic journals and 47 master's and 36 doctoral theses identified in the Higher Education Thesis Center between the years 2008-2021 were examined with document analysis method, and the deficiencies in the field were investigated. It was aimed to determine the trends and to determine the general framework on STI. Using the "Science Education Article/Thesis Classification Form" developed by the researcher, taking into account the themes and categories created in the previous content analysis studies on science education, 172 studies that constitute the sample of this study were examined with the content analysis. MS-Excel and Maxqda programs were used in the analysis of the data and the findings were presented with frequency, percentage, graphics and tables.&#13;
According to the findings obtained from the research, studies on STI in science education are mostly; In 2019 and 2020, at secondary school level, in the Black Sea region as a region, in Ankara and Trabzon as provinces, where the sample size is between 31-100; "Electricity" in physics, "Particulate Nature of Matter" in chemistry, "Systems in Our Body" in biology; It has been seen that the subject area is "Teaching". As a research method, quasi-experimental method from quantitative methods, achievement tests as data collection tool and t-test as data analysis method were used.&#13;
In quantitative experimental studies, in which STI is often applied together with the "REACT model" and compared with "traditional methods", STI is; it is more effective than other methods; success, permanence of knowledge; affective factors such as attitude and motivation; it has a positive effect on skills such as scientific process, associating with daily life, problem solving, and science literacy; According to the students, it has positive results such as providing fun, interesting and permanent learning; It has been seen that the activities have negative consequences such as time consuming.&#13;
For the benefit of researchers who will work on STI in science education, bibliography analysis has been made and the most cited publications in this field have been identified. Based on the findings and results obtained in the study, various suggestions were made to researchers who will conduct new research on STI.
</description>
<dc:date>2022-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="http://dspace.kocaeli.edu.tr:8080/xmlui/handle/11493/18940">
<title>Sol-elli metamateryal yapıların sayısal analizi ve tasarımı</title>
<link>http://dspace.kocaeli.edu.tr:8080/xmlui/handle/11493/18940</link>
<description>Sol-elli metamateryal yapıların sayısal analizi ve tasarımı
Sondaş, Adnan
Özet: Negatif indisli yapılar, doğadaki maddelerden farklı elektromanyetik özellikleri nedeniyle, son yıllarda büyük ilgi duyulan malzemeler haline gelmişlerdir. Bu yapıların en ilginç özelliği, hem efektif elektriksel geçirgenlik hem de efektif manyetik geçirgenlik katsayılarının, aynı frekans bandında negatif değerlere sahip olabilmeleridir.
Sol-elli metamateryal (LHM) yapılar, biri -negatif (ENG) diğeri -negatif (MNG) özelliğe sahip iki farklı periyodik dizinin bir araya getirilmesiyle gerçekleştirilebilir. ENG özelliğine sahip metal şerit tel dizisi ile MNG özelliğine sahip yarık halka rezonatör (SRR) dizisi bir araya getirildiğinde, negatif indisli, SRR/şerit bileşik metamateryal yapısı oluşturmak mümkün olabilmektedir.
Bu tez çalışmasında, SRR ve metal şerit dizilerini temel alan bileşik metamateryal yapıların elektromanyetik karakteristikleri, sonlu eleman metodunu kullanan periyodik bir dizi simülatörü ile incelenmiş ve elde edilen sonuçlar ölçümlerle desteklenmiştir. Bu incelemeler sonucunda, LHM yapısının belirli bir frekans aralığında negatif kırılma indis değeri alabildiği gösterilmiştir.
Ayrıca, SRR halkaları arasına yerleştirilmiş kapa/aç anahtarlar yardımıyla, değişik anahtarlama konumlarında iken frekans ve polarizasyon seçiciliği sağlayan yeni bir LHM tasarımı önerilmektedir. Son olarak, LHM yapıların tasarımında faydalı olabilecek eşdeğer devre modeli çalışmasına yer verilmi; Left-handed metamaterials (LHMs) have recently drawn a great deal of attention due to their unique electromagnetic features not commonly found in nature. Unlike right-handed media where either permittivity () or permeability (μ) may have negative values, LHMs possess both -negative (ENG) and μ-negative (MNG) characteristics within a frequency band, yielding a negative index of refraction. Such LHM structures can be composed by using two different arrays together, each one of which shows either ENG or MNG feature.
In this thesis, we present numerical analysis results for a LHM composed of thin wires and split-ring resonators (SRRs) that show ENG and MNG characteristics, respectively. The numerical modeling and full-wave analysis of these structures are carried out by means of a fast periodic array simulator based on the hybrid finite element-boundary integral (FE-BI) method. The simulations are validated with measurements and negative index characteristics of the LHM structure are demonstrated.
In addition, a dual-polarized frequency-tunable composite left-handed slab (CLS) is proposed. In this novel design, polarization-selectivity and frequency-tuning are achieved by means of on/off switches placed between the rings of the SRR. Finally, for the purpose of design viewpoint, equivalent circuit modeling of the SRR/wire structures is presented.
</description>
<dc:date>2006-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="http://dspace.kocaeli.edu.tr:8080/xmlui/handle/11493/18186">
<title>Arıtma çamurlarının bertarafında kullanılan&#13;
kurutma sistemlerinin enerji verimliliğinin&#13;
Değerlendirilmesi</title>
<link>http://dspace.kocaeli.edu.tr:8080/xmlui/handle/11493/18186</link>
<description>Arıtma çamurlarının bertarafında kullanılan&#13;
kurutma sistemlerinin enerji verimliliğinin&#13;
Değerlendirilmesi
Sapmaz, Süleyman
Özet:Atıksu Arıtımından kaynaklanan çamurlarının işlenmesi ve bertarafı kentleşmenin&#13;
artması ile büyüyen bir problemdir. Çamur atık sulardaki katı kirleticilerin, ağır&#13;
metallerin patojenlerin ve organik maddenin bileşiminden oluşan bir karışımdır. Kalorifik&#13;
değeri nedeniyle katı yakıt, mikro element içeriği nedeniyle gübre olarak&#13;
görülebilmektedir. Fakat her iki kullanım için de sağlaması gereken özel şartlar vardır.&#13;
Çamur bertarafı için her belediye kendine uygun metodu uygulamaktadır. Çoğunlukla&#13;
çamurlar depolama sahalarına dökülerek bertaraf edilmektedir. Fakat bu uygulama uzun&#13;
vadede sürdürülebilir değildir. Bu nedenle belediyeler kurutma ve yakma tesisleri&#13;
kurmaktadır.&#13;
Kurutma işlemi ile çamur miktarı azaltılarak sterilizasyon sağlanmaktadır. Kuru çamur&#13;
yakıt olarak çimento tesislerinde, katı yakıtlı enerji tesislerinde veya müstakil yakma&#13;
tesislerinde yakılarak kullanılabilmektedir. Çamur kurutma işlemi enerji yoğun bir&#13;
işlemdir. Bu işlemin en verimli şekilde gerçekleştiği sistemler temaslı tip kurutuculardır.&#13;
Buna rağmen bu kurutucularda da enerji verimliliğini artırabilecek çözümler&#13;
Bulunmaktadır.&#13;
Bu çalışmada temaslı tip kurutucuda çalışma parametrelerinin ve kurutma atık ısının&#13;
geleneksel ve inovatif yöntemlerle kullanımları ve enerji verimliliğine etkisi&#13;
incelenmiştir. Elde edilen sonuçlar doğalgaz tasarrufu ve emisyon azaltım potansiyeli&#13;
olarak hesaplanmıştır. Deney sonuçlarına göre mevcut tesislerde maliyet gerektirmeyen&#13;
tedbirlerle büyük miktarda kazanım sağlanabilmektedir. Kısmi kurutma ve atık ısı geri&#13;
kazanım uygulaması ile yakma tesislerinde tüketilen ek yakıt miktarı azaltılabilmektedir.&#13;
Çamur işleme süreçleri, susuzlaştırma ekipmanlarından başlanarak kurutucu çıkışı ve&#13;
yakma tesisi parametrelerine kadar enerji verimliliği açsından irdelendiğinde kamu&#13;
idareleri tarafından büyük mali tasarruf ve ülkemiz açısından emisyon azaltım imkânları&#13;
sağlanabileceği görülmüştür.; The processing and disposal of sludge from Wastewater Treatment is a growing problem&#13;
with increasing urbanization. Sludge is a mixture of solid pollutants, heavy metals,&#13;
pathogens and organic matter in wastewater. It can be seen as a solid fuel due to its&#13;
calorific value and as a fertilizer due to its microelement content. However, there are&#13;
special conditions that must be met for both uses. Each municipality applies its own&#13;
method for sludge disposal. Mostly sludge is disposed of by dumping in landfills.&#13;
However, this practice is not sustainable in the long run. For this reason, municipalities&#13;
are establishing drying and incineration plants.&#13;
With the drying process, the amount of sludge is reduced and sterilization is provided.&#13;
Dry sludge can be used as fuel in cement plants, solid fuel power plants or incinerators.&#13;
Sludge drying is an energy-intensive process. The most efficient dryers are the contacttype&#13;
dryers. However, some solutions can increase energy efficiency in these dryers as&#13;
well.&#13;
In this study, optimizing working parameters and the use of conventional and innovative&#13;
methods of drying waste heat in a contact dryer and its effect on energy efficiency are&#13;
examined. The results obtained are calculated as natural gas savings and emission&#13;
reduction potential. According to the test results, a large amount of gain can be achieved&#13;
with measures that do not require cost in existing facilities. With partial drying and waste&#13;
heat recovery application, the amount of additional fuel consumed in incineration plants&#13;
can be reduced.&#13;
When the sludge processing processes are examined in terms of energy efficiency,&#13;
starting from the dewatering equipment to the parameters of the dryer outlet and&#13;
incineration plant, it has been seen that great financial savings and emission reduction&#13;
opportunities can be provided by public administrations for our country.
</description>
<dc:date>2022-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="http://dspace.kocaeli.edu.tr:8080/xmlui/handle/11493/18172">
<title>Düşük karbonlu çeliklere uygulanan sert dolgu kaynağında akımın özelliklere etkisi</title>
<link>http://dspace.kocaeli.edu.tr:8080/xmlui/handle/11493/18172</link>
<description>Düşük karbonlu çeliklere uygulanan sert dolgu kaynağında akımın özelliklere etkisi
Özen, Ali
Özet: Aşınma ve korozyon endüstriyel uygulamalarda en sık görülen problemlerden ikisi
olarak karşımıza çıkmaktadır. Karşılaşılan bu sorunlar sebebiyle birçok işletmede
makine parçaları kullanılamaz duruma gelmekte ve kısa periyotta yenisi ile değiştirilmek
durumunda kalınmaktadır. Bu durum hem malzeme kaybı ve maliyeti hemde üretim
duruşu olarak işletmeye zarar vermektedir.
Sert dolgu kaynağı, aşınmaya maruz kalması ön görülen makine parçalarının dolgusu
veya hali hazırda aşınmış, kullanılamaz hale gelen parçaların onarımı maksadı ile
sıklıkla kullanılmaktadır. Bu kapsamda, yapılan kaynağın amacına ulaşması için seçilen
kaynak yöntemi ve kaynak parametreleri büyük önem arz etmektedir.
Literatüre bakıldığında, sert dolgu kaynağının, farklı kaynak yöntemleri üzerinden,
çeşitli alaşım elementleri ilaveleri ile değerlendirildiği görülmektedir. Bu çalışmada,
elektrik ark kaynağı yöntemi kullanılarak, Fe-C-Cr esaslı sert dolgu kaynağı farklı
kaynak akımları açısından değerlendirilmiştir. Sırasıyla 120, 160 ve 200 amper kaynak
akımı ile düşük karbonlu çelik üzerine uygulanan dolgu kaynakları ile yüzeydeki sertlik
değişimlerinin mikroyapı üzerinden değerlendirilmesi ve ASTM G65 standartları
doğrultusunda yapılan aşınma testi ile yorumlanması amaçlanmıştır. Meydana gelen
kaynak nüfuziyetinin ve karbür dağılımlarının Image J programı ile hesaplanmıştır.
Yapılan analizler sonucunda (Fe,Cr)7C3 fazının aşınma dayanımı ve sertlik analizlerinde
ön plana çıktığı görülürken, uygulanan kaynak akımlarının meydana getirdiği fiziksel ve
mikroyapısal analizler ortaya konarak, sırasıyla 120,160 ve 200 amper kaynak
akımlarının uygulanabilirliği tartışılmıştır.; Abstract: Wear and corrosion are two of the most common problems in industrial applications.
Due to these problems, machine parts become unusable in many factories and must be
replaced with a new one in a short period of time. This damages the business both as a
material loss and cost and as a production stop.
Hardfacing is often used for filling machine parts that are exposed to wear, or for
repairing parts that are already worn and unusable. In order to achieve the purpose of the
resource made in this context, the selected welding method and welding parameters are
of great importance.
Looking at the literature, it can be seen that hardfacing is evaluated through different
welding methods, with the addition of various alloying elements. In this study, Fe-C-Cr
based hardfacing, was evaluated in terms of different welding currents using electric arc
welding method. It is aimed to evaluate the hardness changes on the surface through
microstructure and to interpret the wear test conducted in accordance with ASTM G65
standards with the welding current of 120, 160 and 200 amps, respectively, and the
hardfacing applied on low carbon steel. The penetration and carbide distributions were
calculated using the Image J program.
Finally, (Fe,Cr)7C3 came to the forefront in the analysis of wear resistance and hardness,
while the applied currents caused by physical and microstructural analysis reveals
welding current of 120,160, 200 amps respectively, and the applicability is discussed.
</description>
<dc:date>2021-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
</rdf:RDF>
